30 dakikada şirket nasıl taranır? Pratik checklist
BIST şirketine giriş öncesi 30 dakikalık eleyici tarama akışı. KAP profili, 3 yıl trend, bilanço, ortaklık ve değerleme şokları.
Bir arkadaşım bana “şu hisseyi incelemeye değer mi” diye sordu ve ben de “bir bakayım” dedim. Fark ettim ki kafamda farkında olmadan işleyen bir süreç var: belirli sorulara belirli sırayla bakıyorum, birkaç şey kötüyse durup geçiyorum, hiç de uzun sürmüyor. Sonra bu süreci hiç yazmadığımı fark ettim. Bu yazıyı o eksikliği kapatmak için yazıyorum.
Önce bir şeyi netleştireyim. 30 dakikada derin analiz yapamazsın. Güçlü bir yatırım tezi kurmak, rakip karşılaştırması yapmak, birden fazla çeyreği incelemek ve şirketi gerçekten anlamak saatler alır. Ama 30 dakikada şunu yapabilirsin: bir şirkete daha derin bakmaya değer mi değmez mi bunu anlayabilirsin.
Buna tarama diyorum. Eleyici bir süreç. Amacı “bu iyi mi?” sorusunu yanıtlamak değil, “bu daha derin bakılacaklar listeme giriyor mu?” sorusunu yanıtlamak. İki şey birbirinden farklı. Tarama çabuk ve acımasız olmalı. Derin analiz yavaş ve kapsamlı olmalı.
Tarama neden önemli
Borsa İstanbul’da 500’den fazla halka açık şirket var. Bunların büyük çoğunluğuna hiç bakmana gerek yok: ya çok küçükler, ya kolayca alınıp satılamıyorlar, ya ilgilendiğim sektörün dışındalar ya da temel mali göstergeleri uygun değil. Ama geriye kalan 50-100 şirket için bile tek tek derin analiz yazmak mümkün değil. Bu yüzden önce bir filtre lazım.
Tarama o filtredir. Hızlı eliyor, az sayıda şirketi “daha bak” listesine itiyor, zamanı koruyor. Ben bu süreci bir şirkette birkaç şeyin birden kötü göründüğü anda durarak yapıyorum. Tek kötü işaret için durma. Üç kötü işaret için dur.
30 dakikada yedi adım
Aşağıdaki akışı genel sırayla takip ediyorum. Kesin değil ama bu sıra genellikle mantıklı: önce şirketi tanı, sonra büyümeye bak, sonra sağlığa bak, sonra yönetişime bak, sonra değerlemeye bak, sonra kırmızı bayraklara bak, sonra kararını ver.
| Adım | Konu | Süre |
|---|---|---|
| 1 | Şirket nedir, ne satıyor | 3 dk |
| 2 | Son 3 yıl gelir ve kâr trendi | 5 dk |
| 3 | Bilanço sağlığı | 5 dk |
| 4 | Yönetişim ve ortaklık | 3 dk |
| 5 | Değerleme şokları | 5 dk |
| 6 | Kırmızı bayraklar | 5 dk |
| 7 | Go / No-go kararı | 4 dk |
| Toplam | 30 dk |
1. Şirket nedir, ne satıyor (3 dakika)
Şirket bildirimlerinin yayımlandığı Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) faaliyet alanı sayfasına git. Şirketin ne ürettiğini, kime sattığını ve gelirinin nereden geldiğini anla. Tek bir cümleyle özetleyebiliyor musun? Eğer özetleyemiyorsan, şirket çok karmaşık demek değil. Sen henüz yeterince bakmamışsın demek. 3 dakika içinde o tek cümleyi kurabilmelisin.
Bu adımda şunu da kontrol et: şirket değerlendirebileceğin bir sektörde mi? Özel uzmanlık gerektiren sektörlerde (örneğin karmaşık ilaç, savunma elektroniği) yüzeysel bakmak yanıltıcı olabilir. Bu şirketi anlayabileceğini hissediyorsan devam et.
2. Son 3 yıl gelir ve kâr trendi (5 dakika)
Finansal tabloları aç. Son üç yılın net satış ve brüt kâr rakamlarını al. Ardından FAVÖK (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) ile net kâra bak. Büyüme var mı? Marjlar düşüyor mu, korunuyor mu, artıyor mu? Tek bir kötü yıl açıklanabilir. Ama üç yıl boyunca marj erimesi veya gelir duraksaması açıklanmayı bekler.
Burada iki şeye özellikle bakıyorum:
- Net kâr ile FAVÖK arasındaki uçurum: Net kâr FAVÖK’ün çok altındaysa ne var orada? Yüksek faiz gideri mi, amortisman mı, olağandışı kalemler mi? Anlamak için bir dakika harca.
- Ana iş kollarının katkısı: Şirketin birden fazla iş kolu varsa hangisi büyüyor, hangisi küçülüyor? Tek bir iş kolu tüm kârı taşıyorsa ve o iş kolunda risk varsa, şirket görünenden daha kırılgan olabilir.
3. Bilanço sağlığı (5 dakika)
Son bilanço tarihindeki şu üç rakama bakıyorum:
- Net borç / FAVÖK: 3x’in üzerindeyse yorulmuş bilanço işareti. Sektöre göre değişir ama bu genel bir eşik.
- Cari oran: Dönen varlıklar / Kısa vadeli yükümlülükler. 1’in altındaysa kısa vadeli ödeme baskısı var. 1,5 ve üzeri rahat.
- Kısa vadeli finansal borç yüzdesi: Toplam finansal borcun ne kadarı kısa vadeli? Yüksek kısa vade oranı, borcu yeni borçla yenilemekte zorlanma riski anlamına gelir.
Bunların üçü de kötüyse, bilanço tek başına “hayır” sinyali verebilir. Bunların üçü de iyiyse, bilanço endişeyi azaltır. Karışık sonuç çıkarsa neden karışık olduğunu anlamak için biraz daha zamana ihtiyaç duyabilirsin.
4. Yönetişim ve ortaklık (3 dakika)
KAP’ta ortaklık yapısına bak. Hakim ortak kim? Halka açıklık oranı ne? Yönetim kurulu son iki yılda büyük değişim geçirdi mi?
Benim için iki önemli işaret var:
- Hakim ortağın şirketten büyük miktarda hisse satışı: Şirketin en iyi bilgi sahibi kişisi çıkıyorsa bu dikkat isteyen bir sinyal. Zorunluluktan mı, başka nedenden mi diye aramak gerekir.
- Çok sayıda bağlı taraf işlemi: Şirketin ana faaliyeti dışında, hakim ortak ile yapılan karmaşık işlemler varsa azınlık hissedarların korunup korunmadığını sorgulamak gerekir.
Bu adım çok kısa ama çok önemli. Ortaklık yapısı bozuk olan şirketlerde iyi finansal sonuçlar bile azınlık hissedar için anlamsız kalabilir.
5. Değerleme şokları (5 dakika)
Burada amaç “ucuz mu pahalı mı?” sorusunu cevaplamak değil. Amaç “sektör emsalleriyle kıyaslandığında fark açıklanabilir mi?” sorusunu sormak.
Bakacağım üç çarpan:
- F/K (Fiyat / Kazanç): Son 12 ayın net kârına göre. Sektördeki değerler sıralandığında ortada kalan medyan değerle kıyasla.
- FD/FAVÖK (Firma Değeri / FAVÖK): Borç dahil değerleme için daha sağlam bir ölçüt. Sermaye yoğun sektörlerde özellikle kullanışlı.
- PD/DD (Piyasa Değeri / Defter Değeri): Bankacılık ve holding gibi sektörlerde önemli.
Eğer bir şirket sektörünün iki katı F/K’dan işlem görüyorsa bu mutlaka “pahalı” demek değil. Belki büyüme hikayesi bunu hak ediyor. Ama bunu açıklayabilmek lazım. Açıklayamıyorsan ve rakamlara güvenmiyorsan, daha iyi anlayabileceğin bir şirkete bak.
6. Kırmızı bayraklar (5 dakika)
Bu adım en kritik olanı. Aşağıdaki kırmızı bayrak listesinden biri bile varsa, o şirketin dosyasını kapatmıyorum. Ama daha ayrıntılı sorular sormadan ilerlemiyorum.
Muhasebe değişiklikleri: Son iki yılda amortisman yöntemi, gelirin hangi dönemde kaydedileceğine ilişkin politika veya stok değerleme yöntemi değiştiyse bu neden yapıldı? Bazen makul nedenleri vardır. Ama çoğu zaman kâr yönetiminin işareti olabilir.
Sürekli sermaye artırımı: Şirket düzenli olarak bedelli sermaye artırımı yapıyorsa, kâr dağıtamıyorsa ve nakit akışı günlük işleri karşılamıyorsa bu yapısal bir sorun işareti.
Garip iştirak portföyü: Ana iş koduyla hiç ilgisi olmayan iştiraklerin birikimi, sermayenin verimsiz dağıtıldığını gösterebilir.
Devam eden soruşturma veya dava: KAP’ta şirkete yönelik Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) soruşturması, büyük dava veya düzenleyici ceza var mı? Bunlar her zaman önemli olmayabilir ama neden olduğunu anlamak gerekir.
Bağımsız denetçi görüşü: “Şartlı görüş” veya “görüş bildirmekten kaçınma” içeren bir denetçi raporu, finansal tablolara olan güveni ciddi ölçüde zayıflatır. Makul güvence yoksa sayıların üzerine kurduğun her analiz sağlam değil demektir.
Nakit akışı ile kâr arasındaki kalıcı uçurum: Şirket her yıl net kâr açıklıyorsa ama şirketin işlerinden elde ettiği nakit akışı yıllarca negatif ya da kârın çok altındaysa, kâr kalitesi şüpheli demektir.
7. Hızlı go / no-go sinyali (4 dakika)
Altı adım bitti. Şimdi kendine şu soruyu sor: “Bu şirketi daha iyi anlamak istiyor muyum?”
Aşağıdaki sorulara cevap ver. Çoğuna “evet” diyebiliyorsan liste içinde kalıyor:
- Şirketi tek cümleyle anlatabiliyor muyum?
- Son 3 yılda gelir ve/veya kâr büyümüş mü?
- Bilanço en az iki göstergede sağlıklı görünüyor mu?
- Ortaklık yapısında büyük bir kırmızı bayrak yok mu?
- Değerleme, makul bir büyüme varsayımıyla bile bana bir marj bırakıyor mu?
- Kırmızı bayraklar listesinde hiç birden fazla işaret yok mu?
Altıya dörde yakın “evet” varsa: bu şirket daha derin inceleme listesine girebilir. Altıya ikiden fazla “hayır” varsa: geç. Zaman sınırlı. Başka şirkete bak.
Taramada yapılan yaygın hatalar
Tek bir çarpana takılmak: “F/K düşük, almam lazım” veya “F/K yüksek, pahalı” demek yetmez. Çarpanlar bağlamla anlam kazanır. Bilanço, büyüme ve ortaklık olmadan tek çarpan yanıltır.
Kırmızı bayrakları “önemsiz” saymak: “Soruşturma var ama geçer” veya “şartlı görüş verilmiş ama detay” diyerek geçmek yaygın bir hata. Eğer okuyamıyorsan, o belgeyi okuyana kadar taramayı bitirme.
Geçmiş dönem trendine aşırı güvenmek: “Son 5 yılda çok büyüdü” diye önümüzdeki 5 yılın da aynı olacağını varsayma. Tarama aşamasında eğilim sana bir sinyal verir. Gelecek projeksiyonu için derin analiz gerekir.
Hacmi filtre olarak kullanmamak: Günlük işlem hacmi çok düşük olan hisseler için tarama bile yapmak zordur. Pozisyon almak ve çıkmak maliyetli olur. Tarama listene koyduğun şirketin yeterli likiditesi olmasına dikkat et.
Arkadaş tavsiyesiyle başlamak: Birisinin “şu hisse çok iyi” demesi ne kötü bir şirketin iyi olduğunu ne de iyi bir şirketin ucuz olduğunu kanıtlar. Tarama kendi gözleminle başlar.
Go çıkarsa ne yapmalı
Eğer 30 dakikalık tarama sonucunda şirket “incelemeye devam” listesine girdiyse, şimdi gerçek iş başlıyor. Derin analiz aşaması şu demek: son 8 çeyreği tek tek incelemek, bölüm raporlarını okumak, rakip karşılaştırması yapmak, yönetim açıklamalarını dinlemek ve bir yatırım tezi yazmak. Bu saatler alır. Ama o saati doğru şirkete harcamak için tarama zorunludur.
Derin analize başlamak için pratik ve kapsamlı verilere ihtiyaç duyduğunda InvestingPro finansal tabloları, çarpanları, analistlerin ortalama tahminlerini ve sektör karşılaştırmalarını tek yerde sunuyor. Yatirimabasliyorum15 kupon kodu ile indirimli erişim sağlayabilirsin.
No-go çıkarsa ne yapmalı
Şirket eleniyorsa bunu not et. “Neden eledim” sorusunun cevabı ileride şirket yeniden gündemine girdiğinde çok işe yarar. “Bilanço zorlandı, borç yüksek, denetçi raporu şartlıydı” gibi üç cümlelik bir not, altı ay sonra aynı şirkete tekrar bakarken sıfırdan başlamamanı sağlar.
Ve “elenenler” listesindeki şirket sayısının “incelemeye devam” listesindekinin çok üstünde olması normaldir. Bu bir başarısızlık değil. Zamanı verimli kullanmaktır.
Özet
30 dakikalık tarama ne için:
- Derin analize değer mi değmez mi karar vermek için.
- Kırmızı bayrakları erkenden görmek için.
- Zamanı, gerçekten ilgi çekici şirketlere yönlendirmek için.
30 dakikalık tarama ne için değil:
- Kesin alım veya satım kararı vermek için.
- Yatırım tezi kurmak için.
- “Bu şirket iyi” ya da “bu şirket kötü” demek için.
Eğer bu yedi adımlı süreci düzenli olarak uygularsan, hangi şirkete zaman harcamanın mantıklı olduğuna dair sezgin de güçlenir. Sezgi değil. Tekrarlanan disiplin.