31-60. gün: ilk küçük ortaklıklar
90 günlük yolun ikinci ayı. Hedefini ve zaman ufkunu yazmayı, tarama ile aday çıkarmayı ve birikiminin küçük bir kısmıyla ilk ortaklıkları kurmayı anlattım.
İlk 30 günde zemini attın. Para düzenin kuruldu, birikim hesabın kendiliğinden doluyor, yatırım ilkelerin yazılı ve veri ekranları artık sana yabancı değil. Şimdi sırada zor ama önemli bir adım var: kitabı okuyup kapatan biri olmamak. 90 günlük yolun ikinci ayında ilk küçük ama gerçek ortaklıklarını kuracaksın.
Okuyup kapatan biri olmamak
Yatırım hakkında okumak rahattır. Risk yoktur, hata yoktur. Ama gerçek parayla tek bir adım atmadan öğrendiklerin hiçbir zaman sınanmaz.
Bu yüzden bu ayın hedefi, çok küçük de olsa ilk gerçek yatırımlarını yapmak. Bunun için üç adım var. Önce basit stratejini yazıyorsun. Sonra tarama ile bir aday listesi çıkarıyorsun. En son da bu listeden 2-3 şirkete küçük paylarla ortak oluyorsun.
Basit stratejin için ayın ilk günlerini, 31-35. günleri ayır. Kendine üç soru soracak ve cevaplarını yazacaksın.
Hedefini yaz
İlk soru: “Hedefim ne?”
Bu soruya verilecek tek bir doğru cevap yok. Bazı örnekler:
- Erken emeklilik,
- Temettü gelirini artırmak,
- Parayı enflasyona karşı korumak.
Hedef önemli, çünkü hangi şirketlere bakacağını belirliyor. Temettü gelirini artırmak isteyen biri düzenli kâr payı dağıtan şirketlere yönelir. Parayı korumak isteyen biri ise belki daha sakin, daha öngörülebilir işlere. Hedefini yazmadan ekrana bakarsan her parlak hikâye sana uygun görünür.
Temettüyü hedef olarak seçtiysen bu yolun matematiğini temettü emekliliği yazısında anlattım.
Zaman ufkunu belirle
İkinci soru: “Zaman ufkum ne?”
Bunu iki somut soruya çevirebilirsin:
- Bu paraya bir yıl içinde ihtiyacım var mı?
- Yoksa en az beş yıl dokunmayacak mıyım?
Bu ayrım kritik. Hisse fiyatları kısa vadede sert inip çıkabilir. Bir yıl içinde ihtiyaç duyacağın parayı hisseye bağlarsan, o para sana tam da fiyatların dipte olduğu bir anda lazım olabilir. Bu da en kötü zamanda satmak zorunda kalmak demek.
Kısa vadede ihtiyaç duyabileceğin parayı ayrı tutmanın mantığını acil durum fonu yazısında anlattım.
Dalgalanmaya ne kadar dayanırsın?
Üçüncü soru, belki de en dürüst cevaplaman gereken soru: “Dalgalanmaya ne kadar dayanırım?”
Kendine şunu sor: Portföyüm %20-30 geçici bir düşüş yaşarsa uykum kaçar mı? Yoksa “Bu bir fırsat olabilir” diyebilir miyim?
Bu soruya kâğıt üzerinde cesur bir cevap vermek kolay. Ama ekranda gerçekten kırmızı rakamlar gördüğünde hissettiğin şey farklı olabilir. O yüzden kendine karşı dürüst ol. Uykunun kaçacağını düşünüyorsan bunda utanılacak bir şey yok. Bu sadece hisseye ayıracağın payın daha küçük olması gerektiğini gösterir.
Fiyat dalgalanmasının neden kalıcı kayıp anlamına gelmediğini volatilite kayıp değildir yazısında ayrıntılı anlattım.
Strateji cümlen: giriş kartın
Üç sorunun cevabını yazdıktan sonra hepsini kabaca tek bir cümlede topla. Örneğin:
“Ben orta-uzun vadeli, temel verileri güçlü, borcu makul, makul fiyattan alabileceğim şirketlere ortak olmak istiyorum.”
Bu cümle, ileride alacağın her hissenin giriş kartı olacak. Bir şirket bu cümleye uymuyorsa, ne kadar çok konuşulursa konuşulsun portföyüne giremez. Böylece kararlarını o günkü havaya değil, önceden yazdığın bir çerçeveye bağlarsın.
Tarama ile aday listesi
Strateji cümlen hazır olduğunda 35-45. günleri aday bulmaya ayır.
Kullandığın veri aracındaki tarama ekranını (screener) aç. Tarama ekranı, belirlediğin kriterlere uyan şirketleri süzen bir filtredir. Basit filtreler koy:
- Son yıllarda üst üste kâr eden,
- Net borç / FAVÖK oranı makul seviyede olan,
- Satış ve kâr büyümesi pozitif olan, mümkünse enflasyonun üzerinde büyüyen,
- F/K oranı sektör ortalamasının çok üzerine çıkmamış olan,
- Mümkünse zaman zaman temettü ödemiş olan.
Net borç / FAVÖK oranı, şirketin nakit düşüldükten sonraki borcunun yıllık faaliyet kârına (FAVÖK) oranıdır. Borcun şirketin kazanç gücüne göre ne kadar ağır olduğunu gösterir. Bu oranın mantığını FD/FAVÖK yazısında bulabilirsin.
Filtreyi çalıştırdığında Borsa İstanbul’daki yüzlerce hisseden geriye 10-20 tane kalabilir. Bunları bir izleme listesine ekle.
Görevin şu: Bu 10-20 şirketten işini bir iki cümlede anlatabildiğin 5-6 tanesini seç. Geri kalanını şimdilik ele. İşini anlatamadığın bir şirketin rakamlarını da doğru yorumlayamazsın.
Aday listesi sadece tarama filtresinden gelmek zorunda değil. Merak ettiğin şirketleri de izleme listesine ekle. Herkesin konuştuğu bir şirket bile olabilir. Ama almadan önce araştır. Şirket tam olarak ne iş yapıyor? Parasını nereden kazanıyor? Patronu, yani hakim ortağı kim ve geçmişte küçük ortaklarına nasıl davranmış? Çok konuşulması bir şirketi ne iyi ne de kötü yapar. Sadece bakmak için bir sebep verir. Hakim ortağı değerlendirmeyi vekalet sorunu yazısında, gündemdeki hisselere nasıl yaklaşacağını da gündemdeki hisseyi almak yazısında anlattım.
Filtreden geçen bir şirkete daha yakından bakmak istersen 30 dakikada şirket tarama yazısındaki kontrol listesini kullanabilirsin.
İki üç şirkete küçük ortaklık
45-60. günlerde ilk ortaklıklarını kurma zamanı geliyor.
Bu adımın hedefi çok basit. Paranın minik bir kısmıyla, bütün kurallara körü körüne uymaya çalışmadan ama tamamen rastgele de olmadan ilk hisse deneyimini yaşamak.
Seçtiğin 5-6 aday arasından temel verilerini en çok beğendiğin 2-3 şirketi belirle. Şu dört özelliğe bak:
- Kâr ediyor,
- Borcu makul,
- İşini anlıyorsun,
- Fiyatı çarpanlarına göre çılgın değil.
Sonra toplam birikiminin çok küçük bir kısmıyla, örneğin %10-20’siyle, bu 2-3 şirkete eşit ya da birbirine yakın paylarla ortak ol. Bütün tutarı tek seferde harcamak zorunda değilsin. Alımı birkaç dilime bölebilirsin.
Birden fazla şirkete bölmenin bir anlamı var. Tek bir şirkete bağlı kalırsan o şirketin kötü bir dönemi bütün deneyimini belirler. İki üç şirket, tek bir hatanın seni yolun başında yıldırmasını zorlaştırır. Bu konudaki en yaygın hataları yatırıma başlarken yapılan 7 hata yazısında anlattım.
Amaç mükemmel fiyat değil
Bu noktada kendine fazla yüklenme. Hedef doğru hisseleri mükemmel fiyattan bulmak değil, kafanın içinde kurduğun sistemi gerçek parayla test etmeye başlamak.
İlk alımlarının bir kısmı düşebilir. Bu, sistemin çöktüğü anlamına gelmez. Bu tutarı küçük tutmanın sebebi de zaten bu. Küçük parayla yapılan hatalar ucuz derslerdir. Bu dönemde neyi neden aldığını not et. Bir sonraki ay bu notlar yazılı kurallarının temelini oluşturacak.
Düşüş belki de daha fazla almak için bir fırsat. Ama önce neden düştüğüne bak. Şirketin işinde bir şey mi bozuldu, yoksa bütün piyasa mı düştü? Temel sağlamsa ve şirket hâlâ seni ikna ediyorsa, ek alımı düşünebilirsin. Temel bozulduysa, ucuzladı diye eklemek hatayı büyütür.
Bu küçük ortaklıklar, yazdığın yatırım ilkelerinin gerçek parayla ilk sınavı.
Kapanış
İkinci ay, bilgiyi eyleme çevirdiğin ay. Önce hedefini, zaman ufkunu ve dalgalanmaya ne kadar dayanabileceğini yazıyorsun. Bunları tek bir strateji cümlesinde topluyorsun. Sonra tarama ile aday listeni daraltıyor ve birikiminin küçük bir kısmıyla 2-3 şirkete ortak oluyorsun.
Bu yolun ilk dilimini, yani para düzenini ve yatırım ilkelerini kurduğun dönemi, bilinçli yatırımcıya 90 günlük yol: büyük resim ve ilk 30 gün yazısında anlattım. Sıradaki adım bu süreci tek seferlik bir hevesten kalıcı bir sisteme çevirmek: yazılı alım ve satım kuralları, düzenli kontrol rutinleri ve psikolojiyi güçlendiren küçük araçlar. Bunları 61-90. gün ve sonrası yazısında bulabilirsin.