Tarama aracı ve adil değer: Kriterleri filtreye çevirmek
← Öğren · Seviye 4 · İleri · 5 dk okuma

Tarama aracı ve adil değer: Kriterleri filtreye çevirmek

Yüzlerce hisse arasından aday çıkarmak için tarama aracını, adil değer modelini ise ikinci görüş olarak kullanmayı ve güvenlik marjını anlattım.

Tek bir şirkete nasıl bakacağını öğrendikten sonra yeni bir sorun çıkıyor: Borsada yüzlerce hisse var. İlk bakacağın 15-20 tanesini nasıl seçeceksin? Burada iki araç işine yarıyor: kafandaki kriterleri filtreye çeviren tarama aracı ve kendi değer tahminini kıyaslayabileceğin adil değer modeli. İkisinin de ortak noktası şu: Karar vermiyorlar, kararını hızlandırıyorlar.


Yüzlerce hisseden 15-20 aday

Bir şirketi derinlemesine incelemek saatler alır. Bunu yüzlerce şirket için yapman mümkün değil. Bu yüzden önce bir eleme gerekiyor.

Çoğu kişi bu elemeyi farkında olmadan başkalarına bırakıyor. Gündemde konuşulan, sosyal medyada öne çıkan ya da bir arkadaşın önerdiği hisseler listeye giriyor. Sorun şu ki bu liste senin kriterlerinle değil, başkalarının ilgisiyle oluşuyor.

Tarama aracı (İngilizcesi screener) bu sırayı tersine çeviriyor. Mantık çok basit: Aradığın özellikleri bir filtre cümlesine çeviriyorsun. Araç da yüzlerce hisse içinden bu cümleye uyanları önüne getiriyor.

Kafandaki profili yazıya dökmek

Filtreyi kurmadan önce ne aradığını kendine açıkça söylemen gerekiyor. Örnek bir profil düşün:

  • Son 3-5 yılda kâr eden şirketler,
  • Net borcu FAVÖK’üne göre makul seviyede olanlar,
  • Satış ve net kâr büyümesi enflasyonun üzerinde olanlar,
  • F/K ve PD/DD’si sektörüne göre uçuk olmayanlar,
  • Mümkünse temettü geçmişi olanlar.

Bu liste bir öneri değil, bir örnek. Senin profilin farklı olabilir. Büyüme arayan biri temettü şartını kaldırabilir. Temettü odaklı biri büyüme eşiğini düşürebilir. Önemli olan profilin senin yatırım tarzını yansıtması.

Profili yazıya dökmenin bir faydası daha var. “Bugün ne alsam?” diye dolaşan kalabalıktan çıkıp “Benim kriterlerime uyan şirketler hangileri?” diye soran tarafa geçiyorsun. Tarama aracını kendi yatırım tarzının somut bir yansıması gibi düşünebilirsin.

Filtreleri kurmak

Profil hazır olunca tarama aracında onu adım adım filtreye çeviriyorsun. Menü adları araçtan araca ve zamanla değişebilir. Ama kurulum mantığı genelde şöyle:

  • Piyasa: Borsa İstanbul’u seç.
  • Kârlılık: Son birkaç yılda pozitif net kâr açıklamış olsun.
  • Büyüme: Satış büyümesi son 3 yılda belirlediğin bir eşiğin üzerinde, net kâr büyümesi pozitif olsun.
  • Borç: Net borç/FAVÖK belirlediğin seviyenin altında olsun.
  • Değerleme: F/K belirli bir bandın altında, PD/DD belirli bir aralıkta olsun.
  • Temettü: Son birkaç yılda belli sayıda temettü ödemiş olsun.

Eşikleri ilk seferde mükemmel belirlemek zorunda değilsin. Filtre çok az sonuç veriyorsa biraz gevşetirsin. Yüzlerce sonuç veriyorsa sıkılaştırırsın.

Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde büyüme rakamlarını okurken ayrıca dikkatli olmak gerekiyor. Satışın kâğıt üzerinde büyümesi, gerçekte büyüdüğü anlamına gelmeyebilir. Bu konuyu enflasyon muhasebesi yazısında anlattım.

Filtreden sonra ne yapmalı?

Filtreyi çalıştırdığında yüzlerce hisseden senin profiline benzeyen 10-20 aday kalıyor. Ama iş burada bitmiyor, aslında yeni başlıyor.

Sonraki adımlar şöyle:

  • Listeyi kaydet. Böylece bir sonraki bilanço döneminde aynı filtreyi tekrar çalıştırıp neyin değiştiğini görebilirsin.
  • Her adayı tek tek şirket sayfasından incele. Filtre sadece rakamlara bakar. Şirketin ne iş yaptığını, işinin geleceğini ve risklerini sen değerlendirirsin.
  • Beğendiklerini izleme listesine ekle.

Unutma, tarama aracından geçen bir şirket “iyi şirket” değildir. Sadece “bakmaya değer şirket” adayıdır. Tek tek incelemede neye bakacağını 30 dakikada şirket tarama yazısında adım adım anlattım.

Adil değer modeli ne yapar?

Bir şirketi inceledikten sonra kafanda bir değer fikri oluşur. Bu fikri kıyaslayabileceğin bir referans bulmak işe yarar. Bazı analiz araçları burada bir adil değer tahmini sunuyor.

InvestingPro’nun adil değer aracı 17’ye kadar değerleme modelini birleştiriyor. Bu modeller indirgenmiş nakit akışı, benzer şirketlerle çarpan karşılaştırması ve temettü modelleri gibi yöntem gruplarına dayanıyor. Araç her hisse için o şirkete uygun olan modelleri kullanıyor ve sonuçlarından bir adil değer ile bir değer bandı çıkarıyor. Yani her hissede 17 modelin hepsi çalışmıyor. Şirketin yapısına göre kullanılan model sayısı değişebiliyor.

Bu yöntemlerin her birinin nasıl çalıştığını, güçlü ve zayıf yanlarını adil değer nasıl hesaplanır yazısında anlattım. Burada asıl konu, bu çıktıyı nasıl kullanacağın.

Kendi tahminin ile modeli karşılaştırmak

Ben adil değer aracını üç adımda kullanıyorum.

Önce kendi kaba fikrimi oluşturuyorum. Büyüme, kârlılık, borç, marjlar ve çarpanlara bakarak bir değer bandı düşünüyorum. Diyelim içimden “Bu şirket bana 100 TL civarında mantıklı geliyor” dedim. Modele bakmadan önce bu fikri oluşturmak önemli. Yoksa modelin verdiği sayıya takılıp kendi tahminimi ona yaklaştırabilirim.

Sonra modele bakıyorum. Diyelim model 95-110 TL arası bir bant gösteriyor. Benim fikrimle yakınsa “Demek ki çok uçuk düşünmemişim” diyorum. Bambaşka bir şey söylüyorsa “Acaba neyi gözden kaçırıyorum?” diye merak ediyorum. İki durumda da öğreniyorum.

En son güvenlik marjını belirliyorum. Ne ben yüzde yüz haklıyım, ne de model. Hesabımda hata payı bırakmam gerekiyor.

Adil değer hesabı kararı vermez, ikinci bir görüş sunar. Model “ucuz” dedi diye otomatik alım yapmak istemem. Ben “pahalı” görüyorum ama model “ucuz” diyorsa, bu oturup daha çok okumam gerektiği anlamına gelir. Fark büyüdükçe soru sormak, karar vermekten daha değerli hâle gelir.

Okuyup araştırdıktan sonra modelin bir şeyi kaçırdığını da görebilirsin. Belki de sen bu araçtan daha zekisin. Bir araçla tek başına zengin olunabilseydi herkes sadece ona bakardı. Modelin hatasını bulabiliyorsan bu, bir şeyler öğrendiğini gösterir. Modeli sana cevap veren bir kâhin gibi değil, fikrini sınayan bir tartışma ortağı gibi kullan.

Güvenlik marjı: Hata payı bırakmak

Diyelim kendi analizinden sonra bir şirketin adil değerini 100 TL civarında görüyorsun. Piyasa fiyatı da 98 TL. Teknik olarak “Hadi alalım” diyebilirsin. Ama kritik bir soruyu atlamış olursun: “Bu hesabı yaparken hiç hata payı bırakıyor muyum?”

Gerçek dünya belirsizliklerle dolu. Krizler, düzenleme değişiklikleri, yönetim hataları ve muhasebe sürprizleri her zaman ihtimal dahilinde. Bu yüzden daha sağlıklı bir bakış şöyle: “Ben 100 TL civarında değer biçiyorum. Ama yanılma ihtimalimi ve kötü senaryoları düşününce 70-80 TL bandında yakalarsam kendimi daha güvende hissederim.”

100 TL ile 70-80 TL arasındaki bu alan, kabaca senin güvenlik marjın. Amacı “ucu ucuna” hesap yapmamak ve küçük hatalarda ya da beklenmedik şoklarda oyundan silinmemek.

Adil değer aracı bu noktada sana bir referans daha sağlar. Kendi tahminin ile modelin bandı birbirine yakınsa, güvenlik marjını bu ortak bölgeye göre kurabilirsin. Farklıysa marjı daha geniş tutmak mantıklı olabilir. Kendi tahminini modelle kıyaslamak istersen InvestingPro adil değer aracı iyi bir karşılaştırma noktası sunuyor.

Kapanış

Tarama aracı, kafandaki yatırım profilini filtreye çevirip yüzlerce hisseden birkaç aday çıkarmanı sağlar. Adil değer modeli ise kendi tahminini kıyaslayabileceğin bir ikinci görüş verir. İkisi de kararı senin yerine vermez. Filtreden geçen şirket sadece bir adaydır. Modelin “ucuz” demesi bir sinyal değil, bir sorudur. Güvenlik marjı da hem senin hem de modelin yanılabileceğini kabul etmenin yoludur.

Adayları seçtikten ve değer bandını belirledikten sonra sıradaki adım, fiyat o bölgeye gelene kadar takipte kalmak. Bunu izleme listesi, uyarılar ve rutinler yazısında anlattım. Bir önceki adımı okumadıysan analiz aracı ve şirket kartı yazısıyla başlayabilirsin.