Gelir çeşitleri ve ek gelir: sermayeyi besleyen makine
Emek geliri, pasif gelir ve yatırım geliri arasındaki farkı ve ilk yıllarda küçük bir ek gelirin birikimini neden yatırım getirisinden daha hızlı büyütebileceğini anlattım.
Sermaye biriktirmenin bir ucu, harcamayı kontrol etmek ve önce kendine ödemek. Diğer ucu ise geliri artırmak. Gelirin üç türü arasındaki farkı görmek, özellikle ilk yıllarda küçük bir ek gelirin birikimini neden bu kadar hızlı değiştirebildiğini anlamanı sağlar.
Gelirin üç türü
Gelirini kabaca üç gruba ayırabilirsin. Ayrımın ölçüsü şu: Sen çalışmayı bıraktığında o gelire ne oluyor?
- Emek geliri: Çalışmadığında kesilen gelir.
- Pasif gelir: Bir kere kurduğun, sonra sen olmasan da kısmen işlemeye devam edebilen yapılardan gelen gelir.
- Yatırım geliri: Sahip olduğun varlıkların ürettiği nakit akışı.
Bu üç tür arasındaki fark, gelirin senin zamanına ne kadar bağlı olduğu. Birincisinde neredeyse tamamen bağlı. Üçüncüsünde ise neredeyse hiç bağlı değil.
Emek geliri
Maaş, mesai ücreti, proje ücreti, serbest çalışarak kazandığın para bu gruba girer. Ortak noktaları, sen çalıştığın sürece gelmeleri. Hastalandığında, izne çıktığında ya da işi bıraktığında bu gelir de durur.
Çoğumuzun başlangıç noktası neredeyse tamamen bu kategori. Bu çok normal. Herkes bir yerden başlar ve ilk sermaye neredeyse her zaman emek gelirinden ayrılan paydan oluşur. Bunu önce kendine öde yazısında anlattım.
Pasif gelir
Bu grupta bir kere emek verip kurduğun, sonra senin sürekli başında olmana gerek kalmadan kısmen işlemeye devam edebilen yapılar var. İnternet üzerinden yürütülen küçük bir iş, dijital bir ürün ya da bir eğitim seti gibi.
Burada “kısmen” kelimesi önemli. Bu yapılar da bakım, güncelleme ve ilgi ister. Ama gelirleri, harcadığın her saate bire bir bağlı değildir. Bir kez hazırladığın bir ürün, sen başka işle uğraşırken de satılabilir.
Günlük dilde temettü ya da kira gibi yatırım gelirlerine de pasif gelir dendiğini duyarsın. Bu yazıda ikisini ayırıyorum: Pasif gelir senin kurduğun bir yapıdan, yatırım geliri ise sahip olduğun sermayeden gelir.
Yatırım geliri
Temettü, kira, mevduat getirisi ya da tahvil kupon ödemesi gibi, varlıklarının ürettiği nakit akışı bu gruba girer. Varlık mı, yükümlülük mü yazısındaki tanımla söylersek, cebine para koyan şeylerin getirdiği gelir.
Bu sitenin ve bu derslerin asıl hedefi bu kategoriyi, yani yatırım gelirini büyütmek. Ama yatırım geliri, ancak yeterince büyük bir sermaye üzerinde anlamlı rakamlara ulaşır. İlk yıllarda sermaye küçükken, yatırım gelirinin tutarı da küçük kalır. Sermaye küçükken ek gelir de çok güçlü bir kaldıraç oluyor.
Ek gelir neden bu kadar güçlü?
Şöyle bir senaryo düşün:
| Kalem | Önce | Ek gelirle |
|---|---|---|
| Ana gelir | 50.000 TL | 50.000 TL |
| Ek gelir | 0 TL | 5.000 TL |
| Toplam gelir | 50.000 TL | 55.000 TL |
| Harcamalar | 48.000 TL | 48.000 TL |
| Birikim | 2.000 TL | 7.000 TL |
Başlangıçta aylık gelirin 50.000 TL, harcamaların 48.000 TL. Kenara koyabildiğin tutar 2.000 TL. Bu 2.000 TL ile yatırıma başlamak mükemmel bir adım ve küçümsenecek bir şey değil.
Şimdi haftada birkaç saat ayırıp becerine uygun küçük bir ek iş yaptın diyelim. Özel ders, çeviri, serbest çalışma ya da internetten sunduğun bir hizmet olabilir. Burada önemli olan, yeni bir şey öğrenmek için yıllar harcamak değil, zaten sahip olduğun becerilerden, zamanından ve çevrenden yola çıkmak. Bundan ayda 5.000 TL kazandın ve harcamaların aynı kaldı.
Gelirin sadece %10 arttı. Ama birikimin 2.000 TL’den 7.000 TL’ye çıktı, yani %250 arttı.
Bu çok güçlü bir çarpan etkisi. Sebebi basit: Harcamalar sabit kaldığı için ek gelirin tamamı doğrudan birikime gidiyor. Küçük bir gelir artışı, küçük bir birikimin üzerine eklendiğinde birikimi katlıyor.
Buradaki kritik varsayım “harcamalar aynı kaldı” kısmı. Ek gelir gelince harcamalar da ek gelir kadar artarsa, bu kaldıraç kaybolur. Bu da önce kendine öde yazısında anlattığım “gelir artınca hayat standardı da artar” tuzağının ta kendisi.
Harcamaların hiç artmaması da şart değil. Harcamalar biraz artsa da ek gelirden daha yavaş artarsa, etki kısmen korunur. Örneğin yukarıdaki senaryoda harcamaların 2.000 TL artsa bile birikimin 2.000 TL’den 5.000 TL’ye çıkar. Yine de en güçlü sonucu, ek geliri de önce kendine ödeme mantığıyla doğrudan birikim hesabına yönlendirdiğinde alırsın.
Aynı hesabın yatırım getirisiyle karşılaştırmasını yatırıma nereden başlamalı yazısındaki “geliri artırmanın çarpan etkisi” bölümünde de bulabilirsin.
Birikimi artırmanın iki yolu
Birikim tutarını artırmanın iki yolu var:
- Daha az harcamak
- Daha çok kazanmak
Masrafları kısmak bir yere kadar mümkün. Kira, fatura, temel gıda gibi kalemlerin altına inemezsin. Ama sahip olduğun becerilerle, zamanınla ve çevrenle ayda %10 bile ek gelir yaratmak düşündüğünden daha gerçekçi olabilir.
Bu yüzden bazen yatırım getirisinin peşine düşmeden önce ek gelirin peşine düşmek sonucu çok daha hızlı değiştirebilir. Özellikle ilk yıllarda, yatırımlarından beklediğin getiri bu ek gelir artışının yanında çoğu zaman küçük kalır. Gelir ve gider tarafının birbirinden nasıl farklı işlediğini tasarruf oranı ve bileşik getiri yazısında daha ayrıntılı anlattım.
Yatırıma hemen başla, ek geliri aklında tut
Burada denge önemli. İki uç da yanlış:
- “Ek gelir yaratacağım” diye yatırımı sonsuza kadar ertelemek yanlış.
- “Yatırıma başladım” diye ek gelir şansını tamamen görmezden gelmek de yanlış.
Benim önerdiğim bakış üç adımdan oluşuyor:
- Bugünden başla. İster 500 TL, ister 2.000 TL olsun. Ne kadar küçük olursa olsun, düzenli bir birikim oluştur. Küçük diye vazgeçme.
- Paralelde şuna bak: Becerilerinle, zamanınla ve çevrenle ayda %10 bile ek gelir yaratma ihtimalin var mı?
- Varsa, bunu ciddiye al. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, birikimini bir anda katlayabilirsin.
Bu iki iş birbirine engel değil. Yatırım alışkanlığı birikimin nereye gideceğini belirler. Ek gelir ise oraya ne kadar para gideceğini.
Kapanış
Gelirin üç türü var: çalışmadığında kesilen emek geliri, kurduğun bir yapıdan kısmen kendi kendine gelen pasif gelir ve varlıklarının ürettiği yatırım geliri. Uzun vadeli hedef yatırım gelirini büyütmek. Ama sermaye küçükken, gelirdeki küçük bir artış bile birikimi katlayabilir. Yeter ki harcamalar ek gelir kadar artmasın.
Yatırım sermayeyi büyütme sanatı, ek gelir ise sermayeyi besleyen makine. İkisini birlikte düşündüğünde hem bugününü biraz rahatlatan hem de geleceğini güçlendiren daha sağlam bir yapı kurarsın.
Bu modülde biriktirmeyi önce kendine öde, parayı neye dönüştürdüğünü varlık mı, yükümlülük mü ve büyük bir varlık örneğini Türkiye’de konutla servet inşası yazılarında ele aldım. Biriktirdiğin parayı nasıl değerlendirebileceğini merak ediyorsan yatırıma nereden başlamalı yazısına göz atabilirsin.