Bütçe nasıl kurulur? Gelir, gider ve tasarruf oranını ölçmek
Yatırımdan önce paranın nereye gittiğini bilmen gerekir. Gelir ve gideri kaydetmeyi, tasarruf oranını hesaplamayı ve birikimi otomatiğe bağlamayı anlattım.
Yatırıma başlamak isteyen çoğu kişi ilk olarak “Neyi almalıyım?” diye sorar. Bence ilk soru bu değil. İlk soru şu: “Her ay elime ne geçiyor, bu para nereye gidiyor?” Bu soruya net bir cevabın yoksa, yatırıma ne kadar para ayırabileceğini de bilemezsin. Karmaşık araçlar kullanmadan, adım adım bütçeni sıfırdan kurabilirsin.
Neden önce ölçmek gerekir?
Bütçe, gelirini ve giderlerini bir plana bağlamak demek. Ama plan yapmadan önce bir şeyi bilmen gerekiyor: Bugün paran gerçekte nereye gidiyor?
Çoğu insan aylık harcamasını tahmin ederken gerçekte harcadığından daha düşük bir tutar söyler. Kira, fatura gibi büyük kalemleri hatırlarız. Ama küçük ve dağınık harcamaları unuturuz. Tahminle kurulan bütçe bu yüzden ilk aydan bozulur.
Ölçmenin amacı kendini yargılamak değil, başlangıç noktanı görmek. Nerede olduğunu bilmeden nereye gideceğini planlayamazsın.
Gelir ve giderleri kaydetmek
En pratik yol şu: 1-2 ay boyunca her harcamanı kaydet. Hiçbir şeyi değiştirmeye çalışma. Sadece yaz.
Bunun için özel bir uygulamaya gerek yok. Telefonundaki not uygulaması, basit bir tablo ya da bir defter yeterli. Her harcamada üç şeyi not et: tarih, tutar ve ne için harcadığın.
Bir kolaylık daha var. Banka ve kredi kartı hesap dökümlerinde (ekstre) harcamalarının büyük kısmı zaten kayıtlı. Ay sonunda bu dökümleri açıp harcamaları kategorilere ayırabilirsin. Nakit harcamaları ise ayrıca yazman gerekiyor, çünkü onlar hiçbir dökümde görünmez.
Gelir tarafında da aynı şeyi yap. Maaş, ek iş, kira geliri gibi tüm gelirlerini yaz. Burada önemli olan net gelir, yani vergi ve kesintiler düşüldükten sonra hesabına yatan tutar.
İki ayın sonunda elinde gerçek rakamlar olacak. Bütçeni bu rakamlara göre kurabilirsin.
Sabit ve değişken giderler
Kaydettiğin giderleri iki gruba ayırmak işini kolaylaştırır.
Sabit giderler: Her ay aşağı yukarı aynı tutarda olan harcamalar. Kira, aidat, kredi taksiti, abonelikler, ulaşım kartı gibi. Bunları kısa vadede değiştirmek zordur.
Değişken giderler: Aydan aya değişen harcamalar. Market, dışarıda yemek, giyim, eğlence gibi. Bütçede değişiklik yapmanın en kolay olduğu alan burasıdır.
Bu ayrım, tasarrufu artırmak istediğinde nereye bakacağını gösterir. Sabit giderleri düşürmek, daha uygun bir eve taşınmak gibi büyük bir karar gerektirebilir. Değişken giderler ise günlük seçimlerle hemen değişebilir.
Bazı giderler de yılda bir ya da birkaç kez karşına çıkar. Sigorta, okul masrafı, bayram harcamaları gibi. Bunların yıllık tutarını 12’ye bölüp aylık bütçene ekle. Böylece ödeme zamanı geldiğinde bütçen sarsılmaz.
Tasarruf oranını hesaplamak
Tasarruf oranı, net gelirinin yüzde kaçını biriktirdiğini gösterir. Hesabı basit:
Tasarruf oranı = Biriken tutar / Aylık net gelir × 100
Diyelim ki aylık net gelirin 40.000 TL. Ay sonunda tüm giderlerini ödedikten sonra 6.000 TL kenara koyabildin. Tasarruf oranın:
6.000 / 40.000 × 100 = %15
Başka bir örnek: Aynı gelirle ay sonunda 2.000 TL kaldıysa oranın %5 olur. Giderlerini ayda 4.000 TL azaltırsan biriken tutar 6.000 TL’ye, oran da %15’e çıkar.
Bu oran çok önemli, çünkü yatırımın ilk yıllarında birikimini büyüten şey çoğunlukla getiri değil, her ay eklediğin paradır. Bu konuyu tasarruf oranı ve bileşik getiri yazısında ayrıntılı anlattım.
Oranı tek bir aya bakarak değil, birkaç ayın ortalamasına bakarak değerlendir. Bazı aylar yüksek, bazı aylar düşük çıkacak. Önemli olan genel eğilim.
İhtiyaç, istek, birikim ayrımı
Rakamları gördükten sonra bir çerçeveye ihtiyacın olacak. Sık kullanılan basit bir yöntem, net geliri üç parçaya ayırmak:
- İhtiyaç: Yaşamak için gereken harcamalar. Kira, fatura, temel gıda, ulaşım.
- İstek: Hayatı keyifli kılan ama zorunlu olmayan harcamalar. Dışarıda yemek, tatil, hobi.
- Birikim: Geleceğin için ayırdığın para.
Bu ayrım için sıkça önerilen bir oran var: %50 ihtiyaç, %30 istek, %20 birikim. Buna 50/30/20 kuralı denir.
Bunu kesin bir kural olarak değil, başlangıç noktası olarak gör. Büyük şehirde kirada oturan biri için ihtiyaçlar gelirin yarısını kolayca geçebilir. Ailesiyle yaşayan biri ise %20’den çok daha fazlasını biriktirebilir. Kendi rakamlarına bak ve oranları ona göre ayarla.
Asıl fayda şu: Her harcamayı “Bu ihtiyaç mı, istek mi?” diye sorgulamaya başlarsın. Bu soru tek başına bile harcama alışkanlığını değiştirebilir.
Önce kendine öde
Maaşı harcayıp ay sonunda kalanı biriktirmeye çalışırsan çoğu ay geriye pek bir şey kalmaz. Bu yüzden sırayı tersine çevir: Maaş yattığı gün birikim payını otomatik bir talimatla ayrı bir hesaba aktar, kalan parayla ayı geçir. Bu yaklaşımın ayrıntılarını önce kendine öde yazısında anlattım.
Küçük giderlerin birikimi
Günlük küçük harcamalar tek tek bakıldığında önemsiz görünür. Ama toplamları büyük bir tutara ulaşabilir.
Her iş günü dışarıdan 100 TL’lik bir kahve aldığını düşün. Ayda yaklaşık 22 iş günü varsa:
100 × 22 = 2.200 TL
Yılda bu tutar 26.400 TL eder. Aylık 40.000 TL net gelirle bu, gelirinin yaklaşık %5,5’i demek.
Bu örneğin amacı kahveyi yasaklamak değil. Keyif aldığın harcamalara yer ayırmak bütçenin parçası. Amaç, küçük harcamaların toplamını görmek ve bilerek karar vermek. Kullanmadığın abonelikler, fark etmeden yapılan uygulama içi alımlar, kargo ücretleri de bu gruba girer.
Nakit ayı denemesi
Kartla ödeme yapmak çok kolay. Kart okuyucuya dokunursun, ekranda bir rakam görürsün ve iş biter. Ama bu rakam sanal kaldığı için ne kadar harcadığını tam hissetmezsin.
Mert Başaran’ın da önerdiği gibi bunu kırmanın bir yolu, nakitle harcamak. Biraz zor olsa da denemeye değer. Bir ay boyunca mümkün olduğunca nakit harca. Ayın başında o ayın harcama parasını nakit olarak ayır, harcadıkça azaldığını gör. Ay bitince o ayın harcamasını kartla geçen önceki aylarla kıyasla.
Cüzdandan çıkan her banknot, kart ekstresindeki sanal rakamın gerçek karşılığını gösterir. Nakit ayında daha az harcadıysan, aradaki fark kartla harcarken farkında olmadan ne kadar fazla para çıktığını gösterir. Nakit harcamaları da kaydetmeyi unutma, çünkü onlar hiçbir dökümde görünmez.
Bütçeyi ne sıklıkla gözden geçirmeli?
Bütçe bir kez kurulup unutulacak bir şey değil. Ama her gün başında oturmak da gerekmiyor.
Pratik bir düzen şöyle olabilir:
- Her ay: Ay sonunda 15-20 dakika ayır. Harcama kategorilerine bak, tasarruf oranını hesapla.
- Her 3-6 ayda bir: Oranların hâlâ sana uyup uymadığını düşün. Sabit giderlerde değişiklik gerekip gerekmediğine bak.
- Hayatında büyük bir değişiklik olduğunda: İş değişikliği, taşınma, evlilik, çocuk gibi durumlarda bütçeyi baştan kur.
Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde fiyatlar hızlı değişir. Bu yüzden geçen yılın rakamlarıyla kurduğun bütçe bugün yetmeyebilir. Bütçeni düzenli gözden geçirmek bu farkı erken görmeni sağlar.
Kapanış
Bütçe kurmak, paranı kısıtlamak değil. Paranın nereye gittiğini bilmek ve nereye gideceğine kendin karar vermek demek. İlk adım 1-2 ay boyunca sadece ölçmek. Sonra sabit ve değişken giderlerini ayırmak, tasarruf oranını hesaplamak ve birikimi otomatik bir talimata bağlamak geliyor.
Bu düzeni kurduğunda sıradaki adım, beklenmedik durumlar için para ayırmak. Bunu acil durum fonu yazısında anlattım. Biriken parayı boşta bekletmeden nasıl değerlendirebileceğini merak ediyorsan yatırıma nereden başlamalı yazısına da göz atabilirsin.